18 Temmuz 2008 Cuma

HERŞEYE RAĞMEN SÜNGER BOB KARE PANTOLON:)))








Canım oğlumun doğum günü partisi için bu pastayı hazırlamaya karar verdim. Verdim vermesine de beni baya zorladı başlıktan da anlayacağınız üzere. Çünkü elimdeki imkanlar kısıtlı. Şeker hamuru hiç denemedim. Ayrıca burada nerede satılır bilmiyorum. Ben de krem şanti kullanarak pandispanyayı kaplamayı düşündüm. Öncelikle aldığım kakaolu krem şanti bir türlü katılaşmak biledi. Bir daha o markayı almayacağım asla. Bence raflardan toplatılmalı. İkincisi sevgili Ayşe Yamanı'ın tarifini verdiği Hindistan cevizli marzipan yaparak Sünger Bob'un renkli kısımlarını (kravat, gömlek yakası, gözler, dil ve dişler) yapmak istedim. Ancak tarif bir türlü tutmadı. Özellikle benim gibi gece yarısı mutfakta çalışan biriyseniz butür işler için mutlaka hazırlıklı olmalısınız. Tarife göre 1 su bardağı toz şeker, yarım su bardağı su ve 1 su bardağı hindistan cevizi rendesi(robotta iyice un haline getirilmiş olacak) kullandım. Tam tarifi kullanmama rağmen nedense bir türlü kıvam almadı ve katılaşmadı hamurum. Bunun üzerine neyseki fazla almıştım hindistan cevizini; 1 su bardağı daha ekledim. Yine olmadı. Evde Allahtan 1 paket pudra şekeri vardı, onun tamamını yani 200 gr. kullandım. Yavaş yavaş katıp hamuru yoğurup söylenildiği gibi streç filme sarıp buzdolabına koydum. Yarım saat sonra baktım ki katılaşmış çıkardım. bir arça kopardım. Fakat çok çabuk yumuşuyor. kesinlikle bir form veremiyorsunuz. Ama pes edermiyim hiç:))) O kadar malzeme tükettim onu hazırlamak için. Hemen renklendirdim azar azar. Elimle şekil verebildiğim kadarıyla yetindim. Biraz zahmeli oldu ama bilmem değdimi. Yarın görücüye çıkınca anlayacağız artık. İnşallah miniğim beğenir. Şimdi buzdolabında yarın akşamı bekliyor.
Afiyetle yiyelim....

2 Temmuz 2008 Çarşamba

SÜNNET LOKUMLARI



Merhaba;
Oğlumun sünneti için hazırladığım ikramlardan lokumlarda sıra. Belki size de bir fikir verir düşüncesiyle blogda yer almasını istedim. Bu şekilde organze hazır tüllerden alıp badem şekeri ve lokumla istediğiniz renkte kurdele ve tül kullanarak ve yine istenilen miktarda lokum hazırlayabilirsiniz. Hem şık oluyor hem de ben diğer tarzda kutu içinde veya kasede açık olarak dağıtılmasından pek hoşlanmıyorum o nedenle böyle bir sunum tercih ettim. Umarım beğenirsiniz ve uygularsınız.
Düşüncelerinizi bekliyorum.
Sevgiyle ve afiyetle kalın...

22 Haziran 2008 Pazar

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 26- SÜNNET KURABİYELERİ



Bu akşam oğlumun 15 gün sonra yapılacak sünnet töreni için ikram etmeyi düşündüğüm kurabiyelerin bir denemesini yapayım dedim. Bakalım nasıl olacak ve neye karar vereceğiz hangi şekil olsun. Aslında öyle çok seçenek varki insan şaşırıyor. Bir de tek başıma yapacağım yardımcım yok. Miktar da fazla olacağından deneme yapmak iyi bir fikir gibi geldi. Siz ne dersiniz ben iki grubu da beğendim aslında Çiçek kurabiyelere de çöp şişlerden takacağım sanırım ve böylece hem çiçek hem kalp hem yıldız şekilleri olacak. Tabii hamur miktarıda 4 katı olacak. Bir gün önceden hazırlamayı düşünüyorum. Umarım beğenilir.
Fikirlerinizi yazarsanız yorumlarda sevinirim:)
Kurabiye tarifine gelince
malzemeler
3 su bardağı un
250 gr margarin
1 çay cardağı mısır nişastası
1 su bardağı pudra şekeri
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 portakal kabuğu rendesi
ben kışın reçel yaptığım portakalların kabuklarını rendeleyip derin dondurucuya koymuştum. ihtiyaç oldukça ordan kullanıyorum.
1 tatlı kaşığı tarçın
Malzemeler derin bir kapta karıştırılır ve yarım saat buzdolabında bekletilir. Çıkarıldıktan sonra dolaptan; 4 e bölünüp gıda boyası ile hamur renklendirilir. kurabiye kalıbıyla veya elle şekil verilir. 180 derece fırında 20 dakika kadar pişirilir.
Afiyet Olsun.

20 Haziran 2008 Cuma

PUDİNGLİ KURABİYE VE TARTÖLET


Bu tarifi ne zamandır denemeyi düşünüyordum. Birden aklıma tartölet hali nasıl olur diye geldi ve denemek için bir tane de tart kalıbına yerleştirdim hamurdan. İçine ise tek olduğu için evdeki danonelerden bir paket açtım. Hamur oldukça yağlı olduğundan tart kalıbını yağlamakta gerekmiyor. Çok kolay çıkıyor kalıptan. Benim fırınımdan kaynaklandığını düşünüyorum biraz sert oldular. Daha az pişirmek gerekli. Bn uygun pişirme süresini yazıyorum.
Daha sonra çeşitli aromadaki pudinglerle de denemelerim olacak. Çünküüüü; oğlum çok beğendi.
malzemeler:
1 paket kakaolu puding
1,5 su bardağı un
yarım paket margarin
2 yemek kaşığı tereyağı
2 yemek kaşığı toz şeker
yapılışı:
Önce eritilmiş margarin, tereyağı ve toz şekeri çırpıyoruz. Pudingi ilave ediyoruz. İyice karıştırıp ununu koyuyoruz. Homojen bir hal alana kadar yoğuruyoruz. Şekil verip 180 derece fırında 20 dakika kadar pişiriyoruz.
Afiyet Olsun.

16 Haziran 2008 Pazartesi

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 25 , ŞEFTALİLİ MİLFÖY





Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Bu ara o kadar yogun ve telaşlı geçti ki. Oğluşum sünnet oldu geçen hafta. O nedenle blogla ilgilenemedim. Çok yorgun olduğumdan yemek dışında kek, pasta , börek gibi ekstra işlerde biraz tembellik yaptım doğrusu. Bu gün de aklıma milföylerden ve çok fazla olmasından dolayı tüketilemeyen şeftalilerden böyle bir tatlı yapmak geldi. Tamamen benim buluşumdur:)) Lezzetli ve bir o kadar da pratik. Kısıtlı zamanlarda sizi kurtarabilir. Denemek isterseniz tarife geçeyim.

Malzemeler:

1 paket milföy hamuru

4-5 kabuğu soyulmuş ve minik minik doğranmış şeftali

5-6 yemek kaşığı toz şeker

1 küçük kase kuru üzüm

üstü için pudra şekeri

Yapılışı:

Şeftalileri, toz şekeri ve kuru üzümleri teflon tavada 7-8 dakika karıştırarak pişirin. Soğumasını bekleyin. Bütün milföylerinizin ortasına çapraz şekilde kaşıkla dökün. Milföylerin karşılıklı iki ucunu üstte birleştirip sabitlemek için küdan kullanın. Yağlı kağıt serili tepsiye dizip 180 derece fırında 10-15 dakika pişirin. Çıktıktan sonra soğuyunca üzerine pudra şekeri serpip servis yapın.

Afiyet Olsun.

5 Haziran 2008 Perşembe

YENİ BLOĞUMU İFTİHARLA SUNARIM:)


Uzun zamandır sadece takılarım için bir blog yapmak istiyordum. Kısmet bugüneymiş. Umarım çalılmalarımı beğenirsiniz. Ulaşmak için adresim: www.blogcu.com/siyahlale1

28 Mayıs 2008 Çarşamba

BUĞDAY ÇİMİ

Hepinize selamlar. Bu akşam sizlere birkaç gün önce öğrenmiş olduğum harika bir besin ve enerji kaynağından bahsetmek istedim. Buğday çimini evlerinizde kendinizde kolaylıkla yetiştirebilirsiniz. üstelik bunun için toprağa da gerek yok. nasıl mı? Öncelikle cam veya porselen bir kaba ihtiyaç var. Ayrıca o yılın mahsulü olan ve organik olması tercih edilen buğdaya. Geriye sadece ince bir temiz tülbent veya kahve filtesi türünde bir kağıt gerekli. Cam kabınızın tabanına kahve filtrenizi veya tülbentinizi yerleştirdikten sonra buğdaylarınızı serpip üstüne tekrar filtre kağıdı kapatarak veya tülbenti örterek buğdaylarınızı arada bırakın. Daha sonra klorlu olmayan şişe içme suyuyla çiçeklerinizi suladığınız sprey şişelere bu suyu koyarak püskürtme yoluyla sürekli nemli kalmalarını sağlayınız. 3-5 günde buğdaylarınız çimlenecek. Bunları ister çerez gibi kök ve filizi bir arada olacak şekilde tüketin. İsterseniz salatalarınıza serpip tüketin. eğer daha fazla çimlendirmek isterseniz sulamaya devam edip 4-10 cm boyunda çimler elde edip suyunu sıkıp içebilirsiniz. Ben hemen yarın yapmaya başlayacapım ve ailemin beğenisine sunacağım. Aşağıdaki yazı ise tamamen alıntıdır. Sabah gazetesinde yayınlanmış bir yazıdır. Sevgiyle ve sağlıkla kalın.


Her derde deva buğday çimi Geçtiğimiz günlerde basında yer aldığı gibi, anti-aging araştırmalarının yeni gözdesi buğday çimlerinin ya da filizlerinin suyu! Hiç dikkat ettiniz mi... Tamamen etobur olan kedi ve köpekler bile zaman zaman çim yerler. Çünkü doğadaki tüm canlılar gibi onlar da kendilerine neyin yararlı olduğunu içgüdüleri sayesinde çok iyi bilirler. Buğday çiminin önemi öncelikle yaprakların, yeşil görünmesini sağlayan klorofil içeriğinden gelir. Klorofil birçok bitkide bulunur. Buğday çimi yenilebilir canlı klorofil için bildiğimiz en uygun ve en zengin doğal kaynaktır. İçeriğindeki klorofil oranı yüzde 70'i bulur.KANI TEMİZLER* Klorofil neden bu kadar önemlidir? Klorofil güneşin yaşam veren gücünün bir başka formudur. Bu madde bitki yaşamının temelidir. Biliyorsunuz ki bitkiler şu güzel dünyamızı, akıl almaz mükemmellikteki sistemi ayakta tutan en önemli etkendir. Yağmur ormanlarının azalmasıyla başımıza neler gelebilir, düşünmek bile istemiyorum... Klorofilin besin olarak önemi, 1911 yılından bu yana inceleniyor. Klorofilin en önemli özelliklerinden birisi, insan kanında oksijen taşıyan kırmızı kan hücreleri olan hemoglobinle hemen hemen aynı kimyasal yapıya sahip olmasıdır. Klorofil ağızdan alındığında, kırmızı kan hücrelerine hemen karışır ve kanımızı temizler. Klorofil dokuların iyileşme hızını arttırır. Bu nedenle uzun yıllardır kanserli hastaların tedavisinde kullanılıyor.* Buğday çimi ile mükemmel detox! Araştırmalara göre, buğday çiminde 20 çeşit amino asit, diğer gıdalarda bulunmayan yüzlerce farklı enzim bulunmaktadır. Organik toprakta yetişen buğday filizleri, 102 doğal mineralin 90 tanesini içinde barındırır. Bu gerçekten istisna sayılacak bir zenginliktir. Buğday çimi taze olarak tüketilirse; metabolizmayı uyarır, tiroid bezlerinin sağlıklı çalışmasını sağlar, lenf sistemini temizler, kalbin fonksiyonlarını arttırır, kan basıncını normalleştirir, kolesterolü düşürür, iç organlarımızı özellikle rahmi, akciğerleri, karaciğeri, böbrekleri ve bağırsakları temizler. Sindirim sisteminde kötü koku yaratan bakterileri yok eder. Buğday çimi bir sağlık ve gençlik iksiridir. Bir bardak buğday çiminde, 5000 mg klorofil ve 92 mineral dışında hiç küçümsenmeyecek oranda vitaminler bulunur. Bunların başlıcaları 2000 mg ile C vitamini, 360 mg. E vitamini, F, K ve B grubu vitaminleridir. Buğday çimeni suyu; havuç suyu, sebze suları ve diğer meyve suları ile karşılaştırıldığında, onlardan daha güçlü detox etkisi olan bir maddedir.* Buğday çimi ve cildimiz: Buğday çimi suyu; başta sedef ve egzema olmak üzere, yara, yanık, kaşıntılar, güneş yanıkları, böcek sokmaları ve her türlü cilt tahrişine iyi gelir. Az miktarda kullanıldığında diş çürümelerini ve diş eti hastalıklarını önler. Gargara yapılırsa boğaz enfeksiyonlarını iyileştirir. Saçlı deriye sürerseniz, saçlarınızın kalitesini yükseltir.PİŞİRMEDEN TÜKETİN Başucunuza buğday çimi ektiğiniz bir saksı koyarsanız, gece boyunca havası temizlenmiş, bol oksijenli bir odada güzel güzel uyursunuz.* Önerilen doz: Buğday çimi tazeyken yararlıdır. Pişirecek olursanız tüm değerini kaybeder. Sağlığınızı korumak için günde 2-8 yemek kaşığı kadar içmeniz yeterlidir. Tedavi amacıyla kullanılacaksa günlük doz 8-16 yemek kaşığına kadar çıkarılabilir. Tabii hepsi birden içilmez. Bu dozlar gün içinde bölünerek alınmalıdır.