9 Kasım 2008 Pazar

ELMALI TOPLAR

Tarif çok basit, hafif, çabuk yapılıyor ve lezzetli. Birkaç blogda görmüştüm zamanında. geçen gün aklıma geldi. Aklıma gelmişken yapayım dedim. İçeriğini çeşitlendirmek mümkün damak zevkinize göre.

malzemeler:
3 adet iri elma (bütün olarak kabuğu soyulup ince rendelenmiş)
2 paket(180 gr.lık bisküvi)
yarım su bardağı hindistan cevizi
yarım su badağı pudra şekeri
2,5 su bardağı süt
1 paket çikolata sosu

Elmalar derin bir kaba rendelenir. Bisküviler iyice ezilir içine ilave edilir. hinsitan cevizi ve pudra şekeri de ilave edilip iyice yoğrulur. Elle cevizden iri parçalar koparılıp top top yapılır. servis tabağına dizilir. Sos 2,5 su bardağı sütle pişirilip elmalı topların üzerine dökülür. Dolapta soğuduktan sonra yanında çilek, kivi veya muz gibi meyvelerle servis edilir. Üzerine fındık, fıstık, antep fıstığı kırığı serpilebilir.

Afiyet Olsun.

3 Kasım 2008 Pazartesi

ÇOCUK TİYATROSU




3 yıldır oğlumu bulunduğumuz kentteki hemen her tiyatro ve benzeri gösterilere elimden geldiğince götürmeye sevdirmeye çalıştım. Hala da devam ediyorum. Çünkü görüyorum ki onunda çok çok hoşuna gidiyor. gelişimine inanılmaz katkıda bulunuyor. Üstelik özel bir iki etkinlik dışında şu ana kadar hiç para harcamadımda diyebilirim yol parasını saymazsak eğer. Geçen Pazar günü de belediyenin hazırladığı ve yine ücretsiz olan Müzikli Kent adlı oyuna gittik. Bu sefer oyuncular ilk ve orta okul öğrencileriydi. Nasıl emek verilerek 3 ay yaz tatili boyunca hazırlanmışlar bu oyun için. Hepsini ayakta alkışladım. Belediyenin imkanları da hergeöen yıl daha iyiye gidiyor tiyatro konusunda bu da gözle görülür bir gerçek. Tebrik ediyorum oyunu sahneye koyanları ve emeği geçen herkesi. Bir çoğumuz çocukken çok fazla gidemedik belki butür aktivitelere. Mesela benim annem bankacıydı ve hafta sonlarımız vede temizlik ve ev işleri, alışveriş bazen de misafir ağırlamakla geçerdi. Belki de çok fazla önem verilmedi . Artık ebeveynler daha duyarlılar. En azından kendi adıma konuşayım ben kendi yaşayamadığım içimde kalan şeyleri oğlumun yaşamasından yanayım. Aslında çok da şikayet edemem düşününce yaşıtlarımla kıyaslanınca oldukça iyi bir çocukluk geçirmişimdir.Maddi manevi her yönden ziyadesiyle tatmin olmuşumdur. Her sene yaz tatili, deniz, başka şehirlere arada bir ziyaret ama tiyatro denince birkaç temsil dışında hatırlayabildiğim birşey yok. Sanırım tek eksik buydu. Şimdi eskiden gelen bu özlemimi çocuğumla giderebildiğim için yine de mutluyum. Çocuklarımıza bu sanatı sevdirelim diyorum. Her fırsatı değerlendirelim. Şimdiki çocuklar gerçekten çok şamslı çünkü evlerde bilgisayar var. Her an herşeyden haberdar olan bilinçli ana babalar var. Hafta sonlarının en azından 1,5- 2 saatini çocuklarımızın ruhlarını doyurmak ve güzel alışkanlıklar kazandırmak için harcayalım. Yaşasın tiyatro....

2 Kasım 2008 Pazar

HAFTA SONU PİZZASI


Oğluşun canı bu hafta sonu pizza istedi. uzun zamandrı da yapmadığımın farkına vardım. Eeee o isterde ben yapmazmıyım. Hazır evde de bi dolu malzeme varken. Özgün bir pizza çıkarayım dedim ortaya. Ben hamurunu kendim yapmıyorum. Aslında denemek istiyorum onu da fakat bu hamuru fırından aldık . İki ekmek hamuru. 4 kişilik pizza oluverdi çarçabuk. Yanında bir de köpüklü ayran. Hımmm misss. İşte size pratik ve farklı bir hafta sonu yemeği.
Malzemeler:
2 ekmek hamuru
hamuru ve fırın tepsisini yağlamak için sıvı yağ
2-3 yemek kaşığı salça (hafif sulandırılmış ve tuz atılmış)
5 kokteyl sosis
7-8 dilim salam
1 parmak sucuk
1 çay bardağı kadar super fresh mısır
15-20 tane biberli zeytin (kıyılmış)
1 su bardağı kaşar rendesi
Afiyet Olsun.

22 Ekim 2008 Çarşamba

ÇUBUKLU KURABİYELER






Bu kurabiyeler oğlum ve sınıf arkadaşları için. Sınıfta 18 kişiler ve öğretmeniyle haftalık menü konusunda konuşurken menüye tatlı almadıklarını farkettiğini söyledi. Çocukların geçen gün canının tatlı istediğini söyleyince bende kurabiye götürmeye karar vermemin çok isabetli olduğunu düşündüm. Tarifini daha önce vermiştim. Sünnette yaptığım kurabiyelerle aynı. Arşivimden bakabilirisiniz. Kızlar için kalpli, Erkekler için yıldızlı kalıp kullandım. Çok çok beğenilmiş. Bütün çocuklar yedikten sonra oğluma teşekkür etmişler. Bu da onu ziyadesiyle mutlu etmiş. Tabii ki beni de etti söylemeye gerek yok.:)) Eminim birçok anne okula butür şeyler hazırlıyordur. Örnek olması adına tekrar yapıp yayınlamak istedim bu tarifi.
Afiyet olsun.

OĞLUMUN BAYRAM TEBRİĞİ




Bayram geçeli çok oldu. Ancak bu fotoğrafları yayınlayabiliyorum. Oğluşum anaokulunda bizim için bir tebrik hazırlamış. Öğretmenine bu güzel fikir ve içindeki anlamlı yazı için çok teşekkür ederim. Böylesine güzel çalışmalarının devamını bekliyoruz.

20 Ekim 2008 Pazartesi

ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ


Friendship Around The World Award / Uluslararası Arkadaşlık Ödülü ,
Sevgili Ceyt ( www.ceyt.blogspot.com) arkadaşım beni bu güzel ödülle onurlandırdı. Çok mutlu oldum açıkçası. Ben de her seferinde bu ödülün devredilmesi gerektiği için ve şeçilmemiş kişilerin seçilmesi gerektiği için
www.suleymanveben.blogspot.com , www.ufukmutfakta.blogspot.com , www.ayseyaman.blogspot.com arkadaşlarımı seçiyorum. Hemen her gezdiğim blogger arkadaşımdan şimdiye dek mutfak sanatıyla ve sevdiğim hobiyi (ki ben mutfağı hobi olarak görüyorum) geliştirmemi sağladıkları için, ayrıca, sadece yemek yapmak dışında okuduğum günlükleriyle ruhuma da ışık tuttukları için hepsini kucaklıyorum izinverirlerse. Blog yazmak ve okumak, bu işin bir parçası olmak, bu denizde bir damla olmak çok güzel. Hepiniz sevgiyle kalın, ağzı tadınız hiç bozulmasın diliyorum. Yeni yeni paylaşımlarda buluşmak üzere....Sibel...

10 Ekim 2008 Cuma

MERHABA


Eveeet, uzun bir aradan sonra tekrar sizlerle birşeyler paylaşmak güzel. Aslında ne zamandır yazmak istiyordum. Diğer takip ettiğim blogger arkadaşlarımın bazıları sadece sıkıldıkları için veya daha değişik sebepler belirterek farklı zamanlarda yazmaya ara vermişlerdi. Bende de biraz öyle oldu sanırım. Bu arada yaptıklarımın fotoğraflarını çoğu zaman çekmeye devam etsem de bazılarını görüntülemek bile gelmedi içimden. Demek ara ara böyle şeyler yaşanabiliyormuş. Neyse lafı yine fazla uzattım. Fotoğrafta gördüğünüz pastayı bayramda hazırladım. Çünkü hem benim geçmiş doğum günüm, hem bayrama rastlayan rahmetli anneciğimin doğum günü hem de bayramdan sonra burada olmayacak kardeşimin doğum gününü beraber kutlamayı planlamıştım. O nedenle süslemede kullandığım çiçekler de bizleri temsil etsin istedim. Kırmızılar kardeşim ve ben, lacivert anneciğimiz ve sarı da tabiiki biricik oğlum. Bu fikir çok hoşlarına gitti. Tarife gelince, çok kolaya kaçtım aslında. Hazır pandispanya keki kullandım iki katlı. Araya yine hazır kakaolu dolgu krema (1 bardak sütle çırpılarak hazırlanıyor. Yine araya iki tane minik minik kesilmiş kivi parçaları. Üstüne de sade kremşanti (1 paket)
Süslemeleri hindistan cevizine karıştırdığım gıda boyalarıyla yaptım. Çiçekleri yapmak için kurabiye kalıbını nazikçe pastanın istediğim yerlerine yerleştirip içini çay kaşığı ile boyamış olduğum hindistan cevizleriyle doldurdum. Sonra kurabiye kalıbını dikkatlice yerinden kaldırdım. Çiçek sapları dekoratif şekerciklerden oluştu. Artık evde ne varsa:)) olayına girdim. Birde çimlerin üzerlerine yine taş görünümlü dekoratif çikolatalardan serptim. Pastayı bir gece önceden hazırlarsanız daha lezzetli oluyor. Bir de önemli bir şeyi söylemedim, pastanın keklerini 1 su bardağı soğuk sütte erittiğim iki yemek kaşığı nescafe ve iki yemek kaşığı toz şekerle ıslattım önceden.
Afiyet olsun hepinize.